Şub
13

Kadının Kalbine Giden Yol Blogundan Geçer

Ne zaman ki farklılığı baş tacı ederiz, belki o zaman daha özel, daha ayrıcalıklı tepkiler alabiliriz  ’beğendiğimiz’ kadınlardan. Baştan belirtmeliyim ki şahsen bu konuda zirveyi kimseye kaptırmayacak kertede nadide bir kalasım. Fakat bu bile, kendimi daha farklıymış gibi addedip, hemcinslerime çatmaktan beni alıkoyamaz. Kendi arızamı görmezden gelip başkalarını düzeltmeye çalışmanın konforu başka hiçbir şeyde yok.

Giriş bölümünü hakkıyla yerine getirdiysek, gelişmeye geçebiliriz: Malumunuz, yüzyıllardır her iki cinsin de dilinden düşmeyen hususların başında, birbirini kötülemek, kakalamak, çamur atmak nevinden yazılan şeyler geliyor. Aşk acısı çeken bir kadın için yeryüzünün tüm erkekleri 6×8 işlenmemiş tomrukla yarışırken, benzer acıya düçâr olan erkeğin zihninde daha farklı yansıma bulur karşı cinsin bu ‘iç acıtmışlığı’ (Örnek vermeyeceğim, hepimiz kendimizi biliyoruz netekim)

Fakat gel gör ki, bir âkil kişi de çıkıp ‘Evreka! Evreka!’ nidalarıyla ortalığı titretmiş değil (Hayır, ben de değilim) Mesele bence gömleğin düğmelerinin tersten (aşağıdan?) iliklenip, her defasında bir tanesinin boşta kalması ve buna bağlı olarak nevrotik hareketler serdedip, nihai kertede ‘undo’ yapıp yeniden iliklemeye başlamak yerine gömleği yırtmanın yanlışlığı kadar açık, net, yalın ve duru. (Ne yani, benim ağdalı cümle kurma hakkım yok mu?) Misal, hangimiz hoşlandığımız kadına yaklaşırken damdan düşmek yerine basamakları takdire şâyan bir sabırla teker teker inmeyi tercih ediyoruz? (Tamam, indir elini Sanchez, sen başkasın zaten)

Yeri gelmişken, kavramları gözden geçirmekte fayda var. Her kadını ‘beğenebilirsin’; yakınlaştığın ve sende hep ‘yakın durmak’ hissi uyandırandan kişiye duyduğun his ‘hoşlanma’dır. ‘Advanced level’ hoşlantının bir adım ötesine ise ‘aşk’ denir. Elbette bu sınıflandırma şahsımı bağlamakta olup, gerçek kişi ve kurumlarla bir alakası bulunmamaktadır.

Söz gelimi bu yazı, ‘beğendiğin’ kadına ‘yaklaşmak’ üzere kaleme alınmış olup, herhangi bir kâr amacı gütmemektedir.

Ne yapsam da ona yaklaşsam?

Ey okuyucu, kelin ilacı olsa, ne yapacağı malum; fakat sen yine de cümlelerimi bir kür niyetiyle oku, kes, kopyala, masaüstünün en tenhasında sakla. Evvelemirde, ‘beğenilen’ kişiyi iyice bir analiz etmek gerekir. Görsel güzellikten etkilenip de beğenmek, ateşin tutuşma biçimlerinden en zayıfı; ama yine de en yaygınıdır. (Kapak VS. İçerik)

Baktın, kaporta sağlam (Evet, mahalle ağzıyla da yazabilirim, zengin kaynaklardan beslenen bir yazar olduğumu başka nasıl imâ edebilirim?) Yakınlaşmak arzusundasın ‘beğendiğine’; diyeceklerimi iyi oku ki sonra divane gibi ‘Ne yapsam da dikkatini çeksem, gözüne girsem?’ diye ıkınıp sıkılma.

Bir insanın beyin kıvrımlarını,  zihni altyapısını en iyi onun cümlelerinden öğrenebilirsin. (Şahsi çıkarımımdır) Twitter, FriendFeed gibi sosyal mecralarda okuyacağın cümleler, bütünün minik; ama lezzetli parçalarıdır. Yabana atma.

Yazılan iletilerle onun espiri anlayışı, algı eşiği, zihin dünyasına dair bilgiler edinirken, cümle kurgusu ve kelime seçkisinden donanımı, eğitimi ve bilimum zerzevata ilişkin detaya vâkıf olabilirsin.

Eğer ‘beğenilen’in Facebook listesinde de var isen, Tanrı’nın bu lütfu karşısında derhal şükretmelisin. Üye olduğu gruplar, beğendiği şarkıcılar, katıldığı ve katılacağı etkinlikler, okuduğu bölüm, yaşadığı/doğduğu  şehir aslında zeki bir erkek için  yola serpilmiş ekmek taneleridir. (Bkz: Hansel ve Gratel) Hoş, hiçbir kadının ‘Aman şu sanatçıyı beğeniyim de bana yaklaşanlara bi kanal açayım’ dediğini sanmıyorum. Ordaki her veri, bizim için hazine kıymetinde. Çaktırma.

Bu hazinelerin içinde şüphesiz en baş döndürücü kıymette olanı ise bir zihnin dansöz kıvraklığında arz-ı endâm ettiği bloglardır. Beğenilenin blogu varsa, artık kız avuçlarının içindedir arkadaş! Tamam, heyecanlanma. Sanal halini kasdettim; ama önce sanalına sahip olabil ki gerçeğine hazırlık yapasın. ‘Beğenilen’ bazen bir şarkı üzerine sayfalarca yazar. Satır aralarından geçmişini, acılarını, özlemlerini, içini acıtan noktaları keşfedebilirsin. Yahut kamu vicdanını sarsan bir olay üzerine yazılmış bir yazıdan hassasiyetlerini, belki siyasi duruşunu anlayabilirsin. Güncel meseleye dair yazdığı bir yazıdan da popüler kültüre bakışı, bir sinema eleştiri yazısından beğeni seviyesini, cümleleri ifade biçiminden entelektüle seviyesini anlayabilirsin.

Blogu da inceledikten sonra elimizde neler kalıyor, bir bakalım:

Entelektüelite, zihni altyapı, eğitim, donanım –> OK

Espiri anlayışı, hayat algısı –> OK

Beğeniler, kişisel gelişim, eğlenme tarzı –> OK

Geçmişe dair ipuçları, yaşanmışlıklar, korku ve kaygıları –> OK

Fetih için gerekli teçhizatı toparla, stratejini kur ve hücum emrini ver!

Bu satırları yazmakla ordunun saldırı planını afişe eden, düşman saflarına bunu ispiyon eden ajan gibi hissetsem de, sen gafil dostuma başka bir ulaşma şeklim bulunmamakta. Zaten merak etme, bu yazıyı hiçbir kadın sonuna kadar okumayacaktır. Bu yüzden rahat ol, bizbizeyiz gibi düşün.

Yukarda sıraladığım onca veri ile zihninde oluşturduğun karakter bir biçime kavuşmuştur diye düşünüyorum. Hala oluşmadıysa o biçim, skip the intro. (Yazar burda, ‘Başka bir kadını seç!’ demeye çalışıyor.)

Ey yakışıklı okuyucu, ben sana malzemeyi verdim. Bundan sonrası senin zihninin maharetine kalmış. Artık fotoğraf altlarında onun cümlelerine ve beğenilerine atıfta mı bulunursun, bir twitine onun blogundaki bir yazısında bahsettiği şarkının sözleriyle mi karşılık verirsin, okuyup da beğendiği bir kitabı okuyup ona dair bir yazı yazıp, sonra da ‘A aaa, sen de mi okudun, bak ben de o kitapta şunları buldum’dan yola çıkıp ‘Bir kahve eşliğinde analizimize devam etsek’ mi dersin, sevdiği bir filmi izleyip film üzerinden naif ve keskin zeka ürünü çıkarımlar yapıp zekana hayran mı bırakırsın, yahut hala ekran karşısında bu yazıyı okuyup ‘Bu sene de 14 Şubat pas geçti’ diye yüzündeki sivilceleri mi tırmalarsın, orası sana kalmış.

Ben tebliğ vazifemi yaptım.
Şahit ol ey okuyucu. Şahit ol ey okuyucu. Şahit ol ey okuyucu.

FriendFeedTumblrBlogger PostShare

5 Responses “Kadının Kalbine Giden Yol Blogundan Geçer”

  1. İlginç bi o kadar da net ve keskin tespitlerle süslenmiş gençlere bir tavsiye mahiyetinde bir yazı denemesi olmuş.. Tebrik eder yazı hayatına en naif ve iç gıcıklayıcı cümlelerle devam etmeni temennilerim.. Ki ben daha önce iç yıkan yürek burkan yazıları http://orhangunesh.blogspot.com adresinde okumuştum.. (yazar burda kendi reklamını iteler) yani başarılı buldum..

  2. canım bi kız böle bi durumda genelde naapar ben de size onu azcık söliim:))
    bi kadın erkeğin ona yaklaştığını hemen sezer hiç uğraşmayın siz.sezdiği anda ilk işi facebook profiline girip ortak beğenilerine bakar.hani varya sağ kısımda ortak arkadaşlarının altında,hahh onlar…soora ortak arkadaşı varsa kimdir onlarla iletişimi ne durumdadır(malum facebook bunun için de imkan sağlamıştır)sonrasında varsa diğer paylaşım sitelerine(twitter,tumblr,formspring vs.) bakar.sayfa dizaynı,insanlarla iletişimi,kurduğu cümledeki kendine yakınlığı…
    ama bunlardan önce en başta profil fotosuna bakar. ;)

    kolay gelsin sevgili erkek dostlarım.rast gitsin :P

    p.s :o rhan abi reklamını ben de yapıorum.harika bi blogun var.muuah

  3. ‘Hay Allahım ya,yakalandık’…! :)
    ‘Hadi canım ordan,bunlar biz kadınların uyanıklıkları’ dedirten her şeyin kalem kalem bir erkek tarafından yazılması tedirgin edici :) Hım demek siz de bizdensiniz…diyeceğim ama şu var … biz kadınların kurduğu bazı tuzaklar vardır ki;çarpıcı olsun diye ünlü yazarlardan çalıntı bir iki felsefe cümlesi,güzel dursun diye photoshoplu bir iki profil resmi,aktif görünsün diye sadece o gün tanıdğımız bir grup arkadaşla çekilmiş mekanda fotoğraf biçimi,ilgi uyandırsın,hisli bilinsin diye acıklı ,derin duvar metinleri…vs vs…bu özel kişiliğe göre kendinizi ayarlayıp geldiğinizde ise bütün hazırlıklarınız güme gitmiş olabilir sevgili bAylar zira biz kadınlar genelde B planı hazır yaratıklar olduğumuzdan afişe edip,sunduğumuz o accountumuz aslında koca bir hız tuzağı olabilir…bakalım adapte olabilme yetiniz % kaç?testi için çoktan deneme sürüşüne dahil edilebilirsiniz :)
    Amma velakin taktikler bitmez,zira hepimizin birbirinden öğrenebileceği şeyler var …bu meseleler biz oldukça devam edecek…;)
    Diyeceğim o ki;çok severek okudum,kalemine ve takibine sağlık :)

  4. Kurbagacim, bu cabanla birçok hemcinsinden adımlarca one geçtiğini söylemeden edemeyeceğim, tebrik etmek gerekir. Ancak internetteki sayfalarımızın bizim sunmak istediğimiz kadarından ibaret olduğunu unutmamak gerekir. Bu yüzden beyler, beğendiğiniz kadına onun bir cümlesine gönderme yaparak cevap vermek, evet etkileyicidir. Ancak o cümlenin onun bir aynası olduğu yanılgısına düşmeyin derim. :)

    Yine de dediğim gibi, bu kadar ince dusunebilen modelleriniz olduğunu görmek umut verici:Pp Tebrikler.

  5. tum blogu okumaya oldukca iyidir

Yorumlar